Girişim Mentorluğu: Keşfedilmemiş Bir Dünya

Her girişimcilik programının olmazsa olmaz bir parçası mentorluk oluyor. Peki girişim mentorluğu hakkında ne biliyoruz? Gerçekten bir faydası olup olmadığı hakkında bir bilgimiz var mı? Konuyu farklı yönlerden ele alarak deneyimlerimi ve araştırmalarımı birleştirerek sizlere mentorluk hakkındaki bir yazı hazırladım.

Mentor mu ? Mentör mü?

En başta bunu netleştirmek de fayda var. Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre doğru kullanım mentor. Fakat mentor’un okunuşunun kulağı biraz tırmalıyor olması ve söyleyiş olarak benzer olmasının tahmin edildiği “monitör” gibi kelimelerden yola çıkınca “mentör” kelimesinin daha sık kullanıldığına şahit olmanız normal. Mentorluk Nedir? Geçmişi Nereye Dayanıyor? Mentorluk, daha deneyimli olan kişilerin (mentor) nispeten daha az deneyimli olan kişilere (menti) deneyim ve bilgilerini aktarma sürecidir. Mentorluğu en kısa ifadeyle “akıl hocalığı” olarak tanımlayabiliriz. Mentorun asıl görevi menti’sine tecrübelerini paylaşarak yol göstermek ve öğrenme motivasyonu vermektir. Bu nedenle danışmanlık ve eğitmenlikten daha farklı bir yerde duruyor.

“Mentor” ifadesi Yunan mitolojisine dayanıyor. Mitolojiye göre İthaka kralı Truva savaşına giderken oğlunu Mentor isimli birine emanet ediyor ve kendisinin yokluğunda oğluna akıl hocalığı yapmasını ve onu yetiştirmesini istiyor. Tarih boyunca pek çok hükümdar’ın mentor denebilecek özellikteki akıl hocaları tarafından yetiştirildiği biliniyor. Aristo’nun Büyük İskender’e, Akşemseddin’in Fatih Sultan Mehmet’e yaptığı gibi. Ayrıca Türk tarihindeki Atabeg ve Lala’ları da bir anlamda mentor olarak değerlendirmek mümkün. Günümüzde ise iş dünyası mentorluktan çok aktif bir şekilde yararlanıyor. Steve Jobs’un Mark Zuckerberg’e, Warren Buffet’ın Bill Gates’e mentorluk yapması gibi çok önemli vakalar mevcut.

Mentorluk Programının Menti Girişimcilere ve Mentorlara Faydası

Mentorluk programları menti olan girişimcilere birçok fayda sağlayabiliyor. Program kısa bile olsa muhakkak girişimcinin network’ü genişlemiş oluyor. Mentorunun referans gücüyle ürün/hizmet satmak istediği, işbirliği yapmak istediği kurumlara çok daha hızlı erişebiliyor. Ayrıca girişimcinin zayıf olduğu alanlarda mentor tecrübe ve bilgisini paylaşıp girişimcinin bu yolda yapacağı hataları engelleyerek ortaya çıkabilecek maliyetlerini azaltırken; satış, müşteri edinme, yatırım alma gibi konulardaki tavsiyeleriyle finansal başarısına büyük katkılar sağlayabiliyor.

Mentorların kazancının başında ise manevi tatmin geliyor. Yani bir girişimin başarı hikayesinin bir parçası olmak ciddi bir motivasyon kaynağı. Bunun yanı sıra mentorluk rolüyle beraber birçok yönetici girişimcilik ekosistemiyle iç içe olma olma fırsatını yakalıyor. Böylelikle ilerleyen dönemlerde bireysel veya kurumsal olarak yatırım yapabileceği gelecek vaat eden girişimleri daha kolay bulabiliyorlar. Ayrıca girişimle beraber yeni teknolojik trendleri yakından takip eder hale geliyorlar. Bazen de bu süreci yakından izleyen mentorlar kendileri de birer girişimci olma kararını verebiliyorlar.

Türkiye’deki Girişim Mentorluğu Ekosisteminin Önemli Paydaşları

Girişim mentorluğunun sivil toplum kuruluşları açısından en etkin kuruluşları olarak Mentor Derneği ve Tügim karşımıza çıkıyor. Özel şirket yapısıyla oluşturulmuş mentorluk hizmetlerine odaklı firmalar da mevcut. Bunların en önemlileri olarak House Of Human, Kobimen Akademi, Mentors Network Turkey, Mentor Effect, Smart Mentor ‘u sayabiliriz. Ayrıca Teknokentlerin içinde bağımsız mentorluk yapıları da oluşturulmuş durumda. Bunlara örnek Teknopark İstanbul Cube Incubation Kuluçka merkezi altındaki mentorluk programı ve İTÜ Teknokent’e bağlı İTÜ Çekirdek ‘in mentorluk programını göstermek mümkün. Mentorluk süreçlerinin yürütüldüğü dijital altyapılar açısından Türk girişimciler tarafından kurulan ve global olarak da hizmet veren Mentornity ve Mentorink girişimleri mevcut

Girişim Mentorluğunda Başarının Bileşenleri:

Doğru Menti – Mentor Eşleşmesi

Her eşleştirme çalışmasında olduğu gibi başarıyı iki tarafın da anahtar –kilit şeklindeki uyumu getiriyor. Her ne kadar menti ve mentorların birbirlerini bir havuz içerisinden kendilerinin seçmeleri kulağa hoş gelse de birbirlerini tanımayan insanların böyle bir etkileşime girebilmesi biraz yavaş veya zor oluyor. Bu nedenle mentorluk sürecini yürüten yapıların varlığı katalizör etkisi yaparak süreci hızlandırabiliyor.

Doğru bir eşleştirme için öncelikle mentorun güçlü yönlerinin tespit edilmesi gerekiyor. Daha önce hangi sektörlerde çalışmış, hangi birimlerde deneyimi var, farklı ülke pazarlarından hangilerini iyi tanıyor ve bu alanlarda ne kadar geniş bir network ağı var? Bilgi ve tecrübelerini aktarmak konusunda ne kadar istekli ve ne kadar başarılı bir iletişime sahip? Girişimcilik alanında tecrübeleri var mı? Ekosistemde farklı rollerde yer almış mı? (Girişimci, yatırımcı vb.) Girişimcilerin yaşadığı sorunlar ve içinde bulunduğu psikoloji hakkında bilgi sahibi mi? Bu gibi net sorularla mentorun bilgisi, tecrübesi ve network’ü iyice tespit edilmeli.

Öte taraftan girişimci ve girişim stratejik analiz anketlerinden yararlanılarak iyice analiz edilmeli, strateji dokümanları detaylıca incelenmeli. Bunun yanı sıra girişimciyle güçlü bir iletişim kurarak hangi yönlerinin zayıf olduğu ve güçlendirmek için nelere ihtiyacı olduğunu söylemek konusunda cesaretlendirilmeli. Örneğin ürün/hizmet satışı için hangi sektörlere ve firmalara ulaşması lazım? Yatırım ihtiyacı ne kadar? Yatırım için ulaşmak istediği yatırım fonları hangileri? Ürün ve hizmetlerini iyileştirmek için neler yapması gerekiyor? gibi soruların cevapları ortaya net olarak çıkarılmalı.

Bu çalışmalardan sonra arka planda teorik olarak bir eşleştirme yapılabilir. Menti girişimcinin zayıf olduğu alanlarda güçlü yönleri bulunan mentorlar eşleştirilebilir. Ama sonuçta mentorluk karşılıklı bir insan ilişkisi olduğu için kişilerin iletişim açısından uyumlu olup olmadığı tanıştırma görüşmeleriyle test edilmeli. Görüşmede uyum varsa mentorluk başlatılabilir aksi takdirde uyum sağlayabilecek başka bir mentor bulunana kadar mentor adaylarının denenmesinde büyük fayda var.

Başarı Hedefleri ve Anahtar Performans Göstergeleri (KPI) Koymak

Genellikle girişimcilik ve hızlandırma programlarında sunulan mentorluk hizmeti birkaç saatle sınırlı kalıyor. Bu kadar sınırlı bir sürede mentorun menti girişimciye ciddi katkılar yapabilmesi pek mümkün değil. Halbuki mentorluk uzun soluklu bir iş, başarılı örneklerde 1 yıl sürüyor. Zaman sorunu aşıldığında, mentorluk hizmetinin fayda sağlayıp sağlamadığını göstermesi açısından somut hedefler konulması ve bu hedeflerin periyodik olarak takip edilmesi çok kritik. Üstelik girişimcilik ekosisteminde bir girişimin başarısını ölçmek istediğinizde genel olarak konulabilecek performans göstergeleri çok net. Bir girişimin başarısını gösteren hedefler en temelde daha fazla satış yapmak, daha fazla müşteri edinmek, daha fazla yatırım almak, daha fazla teşvik finansmanı almak. Bunlar birer performans göstergesi (KPI) olarak tanımlanabileceği gibi girişimcinin bu hedeflere gitmesinin önünü açacak bazı görevler de gösterge olarak tanımlanabilir. Örneğin, dijital pazarlama maliyetlerinin azaltılması, personel işten ayrılma oranının düşürülmesi, mevcut ürünün başka dillere çevrilmesi gibi.

İyi Yapılandırılmış İzleme Süreçleri

Uzun soluklu bir program olduğunda belirli aralıklarla ilgili hedeflerin takip edilebilme imkanı ortaya çıkıyor. Böylece mentorla beraber hatalar analiz edilerek yeni taktik ve stratejiler geliştirilebiliyor. Ve bu sürecin izlenmesi ne kadar iyi yapılandırılmışsa başarı o kadar kolay geliyor. Çünkü uzun süreli programlarda tarafların motivasyonunu sürekli ayakta tutabilmek için yakın bir takip gerekiyor.

Türkiye’de Girişim Mentorluğunun Kurumsallaşması için En Ciddi Adım: Tübitak BiGG (+) 1601 Programı

Türkiye’de girişim mentorluğunun girişimcilik programlarında birkaç saatle sınırlı olmamasının en büyük nedeni programlarda mentorluk için yeterli bütçelerin ayrılamaması. Bir mentoru gönüllü olarak birkaç saatlik mentorluk için ikna edebilirsiniz fakat 1 yıla yayılacak şekilde toplamda girişim başına 30-40 saatlik mentorluğu ücretsiz vermesini beklemek pek hakkaniyetli değil.

Fakat bu alanda Tübitak çok ciddi bir adım attı ve arayüz kuruluşların yöneteceği BİGG (+) isimli bir mentorluk program desteği tasarladı. Bu yıl 16 arayüz kuruluşu bu desteği almaya hak kazandı. Böylelikle tüm yıl boyunca sürebilecek ve girişim başına 40 saate varan mentorluk sağlanabilecek. Bu mentorlara ödenecek ücretleri ise arayüz kuruluşları Tübitak’tan aldıkları finansman desteğiyle ödeyecekler. Bu açıdan bakıldığında bu program Türkiye’de girişim mentorluğunun kurumsallaşması ve gelişimi açısından çok önemli bir kilometre taşı adım oldu.

Mentorluk Hizmetinin Ücreti Ne kadardır? Hisse Verilerek Ödenebilir mi?

Mentorluk, koçluk, danışmanlık gibi hizmetler genellikle saat başına belirlenmiş ücretlerle fiyatlandırılıyor. Buna göre toplam alacağınız mentorluk seansı saatiyle birim saat fiyatını çarparak bir hizmet bedeline ulaşmak mümkün. Fakat girişim mentorluğu hizmeti çok fazla kurumsallaşamadığı için daha çok gönüllülük esasıyla kısa süreli olarak veriliyor. Sektörde referans olabilecek örnek bir fiyatlama açısından Tübitak 1601 BİGG (+) mentorluk programında mentora ödenebilecek azami saatlik ücretin 400 TL olduğunu söylemek de fayda var.

Girişimcilerin zaten finansal durumları pek iç açıcı olmadığı için genellikle profesyonel ücretli bir mentorluk hizmeti almaya pek fazla iştahlı olmadıklarını söyleyebiliriz. Bununla birlikte girişimcilik ekosisteminde bazı mentorların hizmet bedelini nakden değil şirketten hisse alarak tahsil ettikleri örnekler mevcut. Ama genelde taraflar çok memnun olamıyor. Çünkü genelde mentorluk süresinin ve sorumluluklarının net olduğu, başarı için hedeflerin belirlendiği kurumsallaşmış bir süreç üzerinden yürütülmediği için problemler yaşanabiliyor.

Bu tarz hisse karşılığı mentorluğa ise en fazla itiraz ilerleyen süreçlerdeki yatırımcı adaylarından geliyor. Çünkü mentorluk hizmetinin karşılığında alınmış hisse oranlarının adil olmadığı ve gerektiğinden fazla hisse verildiği yönündeki tespitleri sıkça oluyor ve yatırım iştahları azalıyor. Bu nedenle hisse karşılığı bir mentorluk hizmeti gerçekleşecekse mentorluk hizmet kapsamı ve mentorun sorumlulukları çok net belirlenmeli, mentorluk hizmetinin başarısının ölçülebileceği başarı performans göstergelerinde (KPI) baştan mutabık kalınmalı ve hizmet başlamadan hemen önce profesyonel kurumlar tarafından girişimin değerlemesi objektif olarak hesaplanmalı. Böylelikle hem birçok girişimci mentorluk hizmeti alabilir hem de iş ve akademik dünyadan pek çok etkili ismin girişimcilik dünyasına katkı sunmasının ve melek yatırımcı olmasının önü açılır.

Sonuç ve Öneriler

Girişim mentorluğunun oldukça yeni olduğunu ve doğal olarak da yeterince kurumsallaşamadığını söylemek mümkün. Ama Tübitak 1601 programının getirdiği dinamizmi iyi kullanarak bu alanda daha iyi hizmetler konumlandırma fırsatından muhakkak yararlanılmalı. Başarılı mentorluk hizmetlerinin temeli başarılı ve yetkin mentorların bulunmasına bağlı. Bu nedenle girişim merkezlerinin mentor havuzlarını genişletmeleri çok önemli. Genellikle akademisyenler ve kurumsal hayattaki yöneticiler bireysel inisiyatifle girişim mentorluğu yapıyorlar. Ama bu işin hızlanması için kurumların yöneticilerini destekleyip yönlendireceği girişim merkezi-kurumsal firma işbirliklerine ihtiyaç var. Örneğin JP Morgan Yatırım Bankası, Ashoka programlarında yer alan sosyal girişimlere mentorluk vermesi için kendi çalışanlarını teşvik ediyor.

Benzer örneklerin ülkemizde de çok sayıda olmasına ihtiyaç var. Girişimlerin çözmek için çabaladıkları sorunlar çoğu zaman birden fazla. Dolayısıyla sadece bir mentorla bir girişimi ayağa kaldırmak biraz zor. Bunun yerine en önemli ihtiyaçları için birer mentor atayarak paket bir program uygulanırsa çok daha kısa sürede sonuç alabilmek daha mümkün. Tabii ki bunu yapabilmenin yolu da çok güçlü ve derinlikli bir mentor havuzuna sahip olmaktan geçiyor.

Mentorlar kendi alanlarında oldukça yetkin ve tecrübeli olabilirler fakat bu bilgileri mentiye aktarım süreci çok farklı yetkinlikler gerektiriyor. Bu nedenle bu aktarımın verimini yükseltebilecek şekilde kurgulanacak eğitimlerle mentorların adaptasyonu ve sürece verdiği katkı da hızla arttırlabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir